Sabahattin Ali Sözleri

0
81
views
Sabahattin Ali Özlü Sözleri

Türk edebiyatının en önemli isimlerinden birisi olarak dikkat çeken ve eserleri ile birlikte hala günümüz toplumuna ışık tutan Sabahattin Ali, kitaplarında kullanmış olduğu sözler ile birlikte günümüz sosyal medya sistemlerinin olmazsa olmaz isimlerinden birisi olarak da dikkatleri çekiyor.

Sabahattin Ali sözleri yazımız da; Sabahattin Ali aşk şiirleri, İçimizdeki şeytan Sabahattin Ali sözleri, Sabahattin Ali gerçek sevgi, Sabahattin Ali sözleri tumblr, Sabahattin Ali sözleri twitter,  Sabahattin Ali sözleri resimli, Sabahattin Ali sözleri ingilizce, Sabahattin Ali anlamlı sözlerini bulmanız mümkün.

Sabahattin Ali Kimdir

Sabahattin Ali, Edirne’nin Gümülcine Sancağına bağlı Eğridere kazasında 25 Şubat 1907’de dünyaya geldi.Babasının mesleğinden dolayı sürekli taşınan Sabahattin Ali, ilköğretimini ülkenin çeşitli yerlerinde tamamladı. Edremit’te yaşadıkları süre boyunca, ailesiyle beraber Yunan işgalinden dolayı maddi-manevi zor zamanlar geçirdi. Sonraları Sabahattin Ali, Balıkesir Muallim Mektebi’ne parasız ve yatılı olarak başladı.

Bu senelerde yaşadıklarını kimi zaman şiir, kimi zaman da öykü ve denemeleri ile kaleme alan Sabahattin Ali, çeşitli gazete ve dergilere şiirlerini gönderdi. Arkadaşları ile okul gazetesi çıkaran Sabahattin Ali için, bu senelerin önemi çok büyüktür. Zamanla okulun düzeninden sıkıldığı ifade edilen Sabahattin Ali’nin başından çeşitli olaylar geçti ve bir olay sonrası okul yönetimi Sabahattin Ali’yi İstanbul’a nakletti.

Sabahattin Ali sözleri

1926 yılında İstanbul’daki okuluna yerleşen Sabahattin Ali’nin öğretmenlerinden biri Ali Canip Yöntem’dir. Sabahattin Ali’deki cevheri fark eden Ali Canip Yöntem yardımıyla, şiirleri, öyküleri ve denemeleri pek çok önemli dergide yayımlanmaya başladı.

Babasının hayatını kaybetmesinden sonra, aynı sene okuldan mezun olan Sabahattin Ali, Yozgat Merkez Cumhuriyet Okulu’na tayin edildi. Ailesi, Yozgat’a yerleşti.Sabahattin Ali, Nahit Hanım ismindeki bir arkadaşına yazığı mektupta, konuşacak ve dertleşecek insan bulamadığından bahsetmiştir.

Nahit Hanım, Sabahattin Ali’nin İstanbul’dan tanıdığı ve Yozgat’ta iken sürekli mektuplaştığı birisidir. Sabahattin Ali bir zaman sonra Nahit Hanım’a aşık oldu fakat aşkına karşılık bulamadı.

Yozgat’ta kaldığı dönemde Anadolu insanını gözlemleme fırsatı bulan Sabahattin Ali, ileriki dönemlerde bu gözlemlerini eserlerinde kullandı.

Almanya’da iki yıl eğitim aldıktan sonra Türkiye’ye geri dönen Sabahattin Ali, Konya’da öğretmenliğe devam etti. Bu senelerde Atatürk’ü hiciv ettiği iddiasıyla tutuklandı. Bir süre mahpus kaldıktan sonra af vesilesiyle tahliye oldu.İleriki dönemlerde, yazdığı yazıları engellenen Sabahattin Ali, Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz ile siyasi mizah dergileri çıkarmaya başladı. Burada yazdığı yazılarda İsmet İnönü ile alay ettiği gerekçesiyle Sabahattin Ali 3 ay kadar ceza aldı ve bir süre daha hapis yattı.

Tek parti döneminde yazıları yayımlanmayan Sabahattin Ali, ülkeden gitmek istedi fakat pasaport talebi onaylanmadı. Bulgaristan’a kaçmaya karar veren yazar, anlaştığı kaçakçı tarafından öldürüldü.

Sabahattin Ali sözleri

“Ben böyleyim işte!” dedi. “Ben garip bir kadınım. Benimle ahbaplık etmek isterseniz birçok şeylere tahammüle mecbur kalacaksınız.


Etrafımız o kadar çirkefle dolu ki, temiz kalmak için bir tek çare kendi dünyamıza çekilmek ve muhitle, hiç olmazsa manen, alakamızı kesmektir.


Yalnız bir şeye kızıyorum kardeşim: Bari bu hiçliği düşünemeyecek kadar aptal olsaydım. Kendimi bir şey zannedebilseydim. İnansaydım.


Hayatımda hiç bu kadar mesut olduğumu, içimin bu kadar genişlediğini hatırlamıyordum. Bir insanın diğer bir insanı, hemen hemen sozlervadisi.com hiçbir şey yapmadan, bu kadar mesut etmesi nasıl mümkün oluyordu?


Sabahattin Ali sözleri

Benim beklediğim aşk başka! O bütün mantıkların dışında, tarifi imkansız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. Sevmek ve hoşlanmak başka; istemek bütün ruhuyla, bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka… Aşk bence bu istemektir. Mukavemet edilmez bir istemek!.


Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.


Acılar kalbimi nasırlaştırdı ve kalbim, her zaman üzerine basılan bir nasır gibi sızlıyor. Yalnız ben artık bağırmıyorum, bağıramıyorum.


Bu yaşıma kadar mevcudiyetinden bile haberim olmayan insanı vücudu birdenbire benim için nasıl bir ihtiyaç olabilirdi? Fakat hep böyle değil midir ? Birçok şeylere ihtiyacımızı ancak onları görüp tanıdıktan sonra keşfetmez miyiz? https://www.sozlervadisi.com/ozlu-sozler/sabahattin-ali-sozleri.html


Sonra bu garip ağaçlar bana daima hasretini çektiğim uzak memleketleri hatırlatır…


İnsanlar nedense daha ziyade ne bulacaklarını tahmin ettikleri şeyleri araştırmayı tercih ediyorlar. Dibinde bir ejderhanın yaşadığı bilinen bir kuyuya inecek kahraman bulmak, muhakkak ki, dibinde ne olduğu hiç bilinmeyen bir kuyuya inmek cesaretini gösterecek bir insan bulmaktan daha kolaydır.


Bu akşam anladım ki, bir insan bir diğer insana bazen hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş. Gene bu akşam anladım ki, onu kaybettikten sonra, ben dünyada ancak kof bir ceviz tanesi gibi yuvarlanıp sürüklenebilirim.


Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.


Bir müddet sustuk… Kafamın içinde ona söylenecek uçsuz bucaksız şeyler bulunduğunu hissediyordum, senelerce söylense bitmeyecek şeyler… Fakat hiçbiri şu anda aklıma gelmiyordu.


Her gün odamda oturuyor, kitap okumaya çalışıyordum. Bir tek harfini bile fark etmeden sayfaları çeviriyor, bazen, dikkat etmeye azmederek baştan başlıyor, fakat birkaç satır sonra gene zihnimin başka yerlerde dolaştığını görüyordum.


Ondan ayrılmanın bana güç geleceğini biliyordum. Fakat bunun bu kadar korkunç, bu kadar acı olacağını tasavvur edememiştim.


Fakat her şey geçer, her şey unutulur. Kendini bir felâketin içinde kaybetmenin mânâsı yoktur. İnsan birazcık da kalender olmalıdır!


Dünyada hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir. Hatta mukabele edilmesini bile beklemeden sadece sevmek.


Kendimi bildim bileli, bütün günlerimi, haberim olmadan ve nefsime itiraf etmeden, bir insanı aramakla geçirmiş ve bu yüzden bütün diğer insanlardan kaçmıştım.


Bir arkadaş istiyorum. Benimle konuşmadan beni tamamen anlayacak, benimle karşı karşıya saatlerce hiç konuşmadan oturabilecek bir arkadaş.


Bu halimizle hepimiz acınmaya layıkız; ama kendi kendimize acımalıyız. Başkasına merhamet etmek, ondan daha kuvvetli olduğunu zannetmektir ki, ne kendimizi bu kadar büyük, ne de başkasını bu kadar zavallı görmeye hakkımız yoktur.


Sevgiliye Sözler katogaresinde en güzel Sabahattin Ali Sözlerini hazırlamaya çalıştık. Sizlerde sayfamıza katkı sağlamak isterseniz yorum kutusuna güzel sözlerinizi bekliyoruz. Sitelerimizi Sosyal medya hesaplarımızdan da takip edebilirsiniz.

Diğer Sayfalarımız; Aziz Nesin Sözleri , Sezai Karakoç Sözleri 

Share this:

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here